HATAYIN KURTULUŞ MÜCADELESİ-1: İŞGAL VE DİRENİŞ (ÇETE SAVAŞLARI)
1918 yılında Fransız işgaline uğrayan Hatay, 20 senelik mücadelenin ardından 1938 de bağımsızlığını kazanmış, 29 Haziran 1939 tarihinde da anavatana katılmıştır..
20 senelik kurtuluş mücadelesini iki safhada incelemek mümkündür;
1. Silahlı Mücadele Safhasi (1918-1921)
2- Siyasi Mücadele safhası (1921-1938)
***********************************************
İŞGAL VE DİRENİŞ
Birinci dünya harbinin sonuna doğru Filistin cephesinde bozulan ordu Anadoluya doğru çekilirken, Halep'i'n kuzeyinde Katma'da toparlandı ve yeni bir savunma hattı oluşturdu.
Bu sırasında 20. Kolordunun başında Ali Fuat Cebesoy, Yıldırım orduları grubunun başında da Mustafa Kemal vardı. İngiliz General Allenby Ali Fuat paşa'dan teslim olmasını istedi. Ali Fuat Paşa, Atatürk'le görüşerek teklifi kesin bir dille reddetti ve silahlı mücadeleye devam kararı aldılar. Ancak, istanbul hükümeti Yıldırım ordu grubunu lağvedip, Musrafa Kemal'i İstanbula çağırınca, ordu Torosların gerisine çekildi. Bunun üzerine güney illerinin işgali başladı.
9 Kasım 1918'de iskendeun limanına gelen Fransızlar, 12 Kasım 1918'de şehre asker çıkardı ve
O günlerde İskenderun körfezine iki Fransız gemisi demirlemiş (9 kasım 1918) ama karaya çıkmamışlardı. Ancak Yıldırım ordu grubu lağvedince, Framsızlar 12 kadımda İskenderun'a çıkıp hükümet konağını işgal ettiler.14 Kasımdai resmileşen işgal, tüm Hataya yayıldı ve 5 Temmuz 1938 tarihine kadar devam etri.
****
Hatay işgalini, "Acının Askerleri" adlı eseriyle romanlaştırmış olan Burhan Günel, işgalin bu safhasını şöyle anlatır:
"Askerin boşaltılmasından sonra, iki gün geçmişti ki limanda Fransız savaş gemileri göründü. Gemi komutanı askerini karaya çıkarmadı. Katolik kilisesinin papazını gemiye çağırttı. Kent halkı hakkında bilgi aldı. İkinci gün karaya çıktı, Kaymakamı ziyaret etti, bilgi aldı. Ertesi gün, kentteki Ermeni ve hıristiyan çocuklar teneke çalarak sokaklarda yürüdüler, silah atmaya başladılar. Yağma ettiler dükkanları, eveleri. Bunun üzerine, yağmayı durdurmak amacıyla Fransız askeri karaya çıktı. Basit bir senaryo uygulanıyordu. İlk iş olarak Jozef Makzume adındaki birini belediye başkanı yaptılar. Ardından Türk yöneticiler kaçmaya başladılar. Kaymakam da kenti terk edenler arasındaydı. Belediye başkanı Jozef Makzume bu kez de kaymakamlığa atandı. Sonra Fransızlar Belen’e yürüdüler. Çevreye egemen oluyorlardı. Ve sıra Antakya ya geliyordu.
Osmanlı ordusu çekilmişti. Tümen komutanı Belen’den ayrılmadan önce şu buyruğu vermişti: "Köylüleri, muhtarları ile beraber buraya çağırın, depoda ne kadar silah varsa hepsini onlara dağıtın. Bu silahlar bir süre sonra onlara gerekecek. Kendi başlarının çaresine baksınlar!"
****
İşgalde Fransızlarla birlikte gelen Ermeniler, Özellikle Hassa ve Dörtyol'da cinayet, zulüm ve soygun hareketlerine giriştiler. Türk askerinin çekilmesinden yararlanan değişik gruplar Amik köylerini yağmalamaya, halkı öldürmeye başladılar. Fransız milis kuvvetleri, Türklere karşı onur kırıcı davranışlarda bulunuyor; tahammül sınırlarını zorluyorlardı.
Bu şartlarda halkın yapacağı tek şey vardı: Silahlanmak ve dağa çıkmak. Burhan Günel’in dediğini yaptı: çeteler kurarak direnmek...
Halk da bunu yaptı.
......
Dörtyol'da 19 Aralık 1918 tarihinde Kara Mehmet, Karakese köyünde ilk kurşunu attı. Ardından Kara Hasan başkanlığındaki Dörtyol çeteleri, dağa çıktılar. Gavurdağı zirvelerindeki Küllü köyünü karargah yaptılar. Bir karargah da Hassa'nın Demrek köyünde kuruldu.
Antakya'da, yüzbaşı Asım ve Dedebeyzade Hakkı beylerin çeteleri, Kuseyirde (Altınözü) faaliyete geçtiler. Bu gurup Halep'in Fransızlar tarafından işgal elilmesi üzerene hareket alanını Hassa ve leçe tarafına kaydırdı.
Maho paşa, Kürt dağında, "Kazıklı" denilen bir mevkide karargah kurdu. Diğer çetelerden Kör Gafvar, Deli Ömer, Tekbıyık Hacı, Mülklü Hacı, Kara Yusuf, Papanın oğlu Mustafa ve Ömer hocanın oğulları Mehmet ve Ahmet, Maho'nun Kazıklı karargâhında birleştiler. Kürt dağı çeteleri Amık bey ve ağalarına:
“Bizler buraya düşmanımız olan fransızlarla harp etmek için geldik. Sizlerden hiç bir şey istemiyoruz. Bize yalnız iaşemizi verin, yeter." Dediler...
Ahmet Mürseloğlu, Tayfur bey, diğer bey ve ağalar, bir toplantı düzenlediler. 41 inci fırka kumandanı Musa Kazım paşa ile görüşmüş olan İnayet Mürseloğlu'nun tavsiyelerini de alarak, mücadelenin başlamasına ve çetelere destek verilmesine karar aldılar.
Kırıkhanlılar da, "Yalangoz Müfrezesi" adını taşıyan bir grupla çete savaşlarına katıldılar. Kürtnasır köyünden Ömer Çavuş başkanlığındaki bu grup, daha çok Tayfur Sökmen'le bağlantılı olarak hareket ediyordu.
***
Çete grupları, iki sene boyunca, koordineli bir şekilde;
1. Birinci Hamam Baskını,
2. İkinci Hamam Baskını,
3. Harim Baskını,
4. Yeni köy vakası,
5. Şeyh Abdurrahman vakası,
6. Atik Baskını
7. Boklu kaya harbi (Tatal uşağı savaşı)
8. Ve benzeri savaşlar verdiler.
Yapılan her Çete savaşının ayrı bir hikayesi vardır. Nuri Aydın Konuralp anılarında bu hikayeleri, bütün detayları ile kaleme almıştır. Refik Halit Karay, "Çete", Emine Özgenç de "Asi'nin Çocukları" ismiyle bu çete mücadelesini romanlaştırmışlardır.
Bu savaşlar arasında biri var ki, halkın zihninde derin iz bırakmıştır. BOKLUKAYA HARBİ de denen 6 Mart 1921 TATALUŞAĞI savaşında, Fransız karagah merkezine intihar saldırısı düzenlenmiş; Fransız kuvvetleri darmadağın edilmiş, kumandanları KOLONEL DERİGOİN da vurularak öldürülmüştür.
Çete Savaşları, 20 ekim 1921 tarihinde Fransızlarla yapılan Ankara antlaşmasına kadar aralıksız olarak sürdürülmüştür.
Fransızları canlarından bezdiren bu Çete savaşlarının başarısıda Türk ordusunun sağladığı destek ve örgütleme faaliyetlerinin payı büyüktür.
Öte yanda, Fransızlar, işgal boyunca İskenderundaki Hıristiyanlar, Suveydiye’de (Samandağı) Şeyh Maruf, Kuseyr’de Sadık Hacı İsa; Musa dağındaki Ermeni gönüllüleri hariç tutulursa, Türklerden yardım alamamışlardır.
***
Çete savaşlarının Hatay kurtuluş mücadelesine katkıları üç maddede toplanabilir:
1- Fransızlar, asker ve silah üstünlüklerine rağmen, bu küçük silahlı guruplar karşısında acze düşerek, bunları saf dışı bırakabilmek için daha büyük birliklere ihtiyaç duyar olmuşlardır.
2- Fransızların Ankara antlaşmasını imzalamalarında bu direnişin etkisi büyük olmuştur.
3- Fransız, Ermeni ve Arap saldırılarına karşı caydırıcı güç görevi yapmış, yörenin sahipsiz olmadığını, onlara ve dünyaya göstermiştir.
DR. HASAN AYPARLAR
Kaynak: Bazı yönleriyle Kırıkhan, Kültür ofset; 2002.
******************^^^^^^^***************************
EK BİLGİ : YALANGOZ MÜFREZESİ
---------------------------------------------------------
1. Grup Başkanı: İbiş oğlu Ömer Çavuş; Kürtnasır köyü ( Mertoğlu)
2. Ali oğlu Mehmet Çığlık, Arpalı Köyü, 48 Yaşında,
3. Ulu Hasan oğlu, Mehmet Ali, Arpalı Köyü, 61 yaşında
4. Mustafa Oğlu Abdulkadir, Karamağara Köyünden, 51 yaşında,
5. Mustafa oğlu Kara Bostan, Karamağara köyünden, 64 yaşında,
6. Kalender oğlu, Karamağara köyünden, 47 yaşında,
7. Hasan oğlu Kara Mehemmet, Karamğara köyünden, 61 yaşında
8. Kelemli Bostan oğlu, Karamağara köyünden, Çoban 51 yaşında,
9. Ahmet oğlu, Mustafa Erten, Çiloğlan Höyük köyünden 55 yaşında,
10. Arap Ali oğlu, Şaban, Çiloğlan Höyük köyünden, 56 yaşında,
11. Genç oğlu, İbrahim, Çiloğlan Höyük köyünden, 61 yaşında,
12. Kışlı Mustafa oğlu, Ali, Torun köyünden, 61 yaşında,
13. Kışlı Mustafa oğlu, Aşık, Torun Köyünden, 51 yaşında,
14. Kör Mehmet oğlu, Hüseyin, Torun köyünden, 47 yaşında,
15. Habeş oğlu, İbrahim, Torun Köyünden, 51 yaşında,
Yorumlar (0)