VATAN SEVGİSİ ve KAYBEDİLMİŞ VATAN HASRETİ
Dün, Türk askerinin Hatay topraklarına girdiği günün yıl dönümünüydü. 88 yıllık vatan hasretinin sona erdiği gündü.
Bugün, "vatan sevgisi ve Kaybedilmiş vatan hasretinin" nasıl bir duygu olduğunu, iki yazarımızın anlatımlarından hareketle değerlendirmeye çalışacağım.
Ayla Kutlu ve Hulusi Üstün, Kafkas kökenli olup büyük sürgünde anadoluya sığınmış ve Anadoluyu ikinci vatan tutmuş değerli iki yazarımız....Her ikisi de vatan kaybetmenin ne demek olduğunu ve bir kere daha vatan kaybetmek istemediklerini ısrarla dile getiriyorlar.
***
"Yedinci Bayrak" isimli romanında, Ayla Kutlu vatan gerçeğini şöyle yazıyor;
Babası: "Vatan, farkında olduğumuz şeylerin toplamı. Yalnızca bir toprak parçası değil. Sahiplendiğimiz, üstündeki canlı cansız her şeyle, karnında sakladıklarıyla bizi var eden cennet," derdi...
Koskocaman bir sözdü, bu!
Hasret (Roman kahramanı), babasının anlatmak istediğini çözemezdi. Yine de, her duyuşunda heyecanlanır, bu kez, anlar gibi olduğunu yeniden hissederdi. Vatanın ne olduğunu anlayabilmek isterdi...
Hâlâ istiyordu!..
***
Öte yanfan Hulusi Üstün, "Turna Fırtınası" isimli romanında vatanından ayrı düşmüş, ayrılık hasreti çeken roman kahramanını şöyle konuşturur:
“Memleket duygusu üzerinde, yakın zamana kadar hiç düşünmemiştim. Şuralı ya da buralı olmayı önemseyenleri anlayamazdım. Öyle değilmiş...
Her şey, vatanında güzelmiş!
Ama bir yerin vatan olması için de, kuşaklar boyu orada yaşamak yetmiyor; başka şeyler de gerekli:
- Oradan başka bir yerde gelecek aramaman gerekli,
- Üretemediğin yer vatan değildir. Kendini geliştiremediğin, becerilerinden, yeteneklerinden ötürü saygı görmediğin yer vatan değildir. Takdir edilmediğin yer vatan değildir.
- Yaprağına değen güneş, dalını kımıldatan rüzgar sana çare olmasın; yaşa ve öl!..Çiçek açmadığın, boy atmadığın yer vatan değildir.
Sen şanslısın; buradaydın, burada kaldın...Keşke kuşaklar boyu aynı yerde yaşasaydık...
Her şey vatanında güzel!“
***
Ve, Anadolu...Bizim vatanımız!
Kimimizin ilk vatanı, kimimizin ikinci. Bir çok medeniyetin doğduğu ve battığı topraklar. Kendi kimliğini yitiren hiçbir devletin, bin yıldan daha uzun yaşayamadığı hassas coğrafya...
Tarihçiler, bu coğrafya için bize;
"Her bin senede bir, batı, topyekün doğunun üstüne yürür. Truva savaşları, Büyük İskenderin doğu seferi, Haçlı seferleri ve Dünya savaşları bu periyodik yürüyüşlerin adıdır," diyorlar.
Bilelim ki; batı, bu niyetlerini değiştirmiş değildir. Doğudan Ermenistan, güneyde Irak ve Suriye üzerinden İsrail ve Amerika, batıdan Yunanistanla kuşatmaya devam ediyorlar.
Bunlar Anadoluyu Sevr benzeri bir yapıya dönüştürmek istiyorlar. Bunu da demografik yapıyı Türkler aleyhine değiştirmek; Türk kimliği yerine yeni kimlik uydurmak suretiyle yapmaya çalışıyorlar. "Adem-i Merkeziyetçilik" varmak istedikleri hedef.
Kısaca, ülkede şantaja açık bir iktidar, savunma refleksi kırılmış bir millet, bölünmeye hazır bir devlet yaratmaya çalışıyorlar.
Bu oyunları görmek ve bozmak zorundayız. Çünkü, "mevzu bahis, vatandır!"
Ayla Kutlu ve Hulusi Üstün'ü iyi anlamak gerekiyor.
Saygıyla...
Hasan Ayparlar
6 Temmuz 2026
https://www.facebook.com/share/v/1E8M4sYDiq/
.
Yorumlar (0)